İçeriğe geç

İnegöl / Bursa2013’ten bu yana

0541 918 11 12 samet52cansu@gmail.com

Hemen arayın

Faaliyet alanı

Aile hukuku

Boşanma, velayet, nafaka ve mal paylaşımı gibi hem duygusal hem ekonomik yönü ağır basan süreçlerde, haklarınızı korurken her adımı açıkça anlatıyoruz.

Evrakların yanında açık duran yüzük kutusu

Medeni Kanun’da düzenlenen aile hukukuna ilişkin tüm davaları titizlikle takip ediyoruz. Son dönem Yargıtay kararlarını düzenli olarak tarayarak, müvekkilin istek ve talepleri doğrultusunda yasal haklarının korunması için özen gösteriyoruz.

1 yılAnlaşmalı boşanma için evliliğin en az süresi
BizzatAnlaşmalı boşanmada hâkim eşleri kendisi dinler
Çocuğun yararıVelayette belirleyici olan ölçüt

Anlaşmalı boşanma

Medeni Kanun, eşlerin anlaşarak boşanmasına imkân tanır. Evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin açtığı davayı kabul etmesi hâlinde anlaşmalı boşanma söz konusu olur. Bu durumda evlilik birliği temelinden sarsılmış kabul edildiği için hâkim ayrıca bunu araştırmaz; ancak tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi şarttır. Pek çok Yargıtay kararında belirtildiği gibi, hâkimin yalnızca tarafların vekillerini dinlemesi boşanmaya karar vermek için yeterli değildir.

Anlaşmalı boşanmada taraflar arasında bir boşanma protokolü imzalanır. Bu protokolde boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumunun nasıl düzenleneceği yer alır:

  • Velayet ve velayeti almayan eşle çocuk arasındaki kişisel ilişkinin (görüşme günlerinin) düzenlenmesi
  • Çocuk için iştirak nafakası ve gerekiyorsa eş için yoksulluk nafakası
  • Maddi ve manevi tazminat talepleri
  • Ev eşyası, araç, konut gibi malların ve ziynet eşyalarının paylaşımı
  • Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti

Protokolün tarafların imzalamasıyla yetinilmez; hâkim tarafından onaylanması gerekir. Hâkim protokolü tarafların ve çocukların menfaatini gözeterek değerlendirir, uygun bulmadığı hükümlerde değişiklik yapabilir. Bu değişiklikler taraflarca kabul edilirse boşanmaya hükmedilir. Anlaşmalı boşanmada tarafların velayet, nafaka ve mal rejimi noktasında hiçbir hukuki sıkıntıyla karşılaşmaması için protokolü imzadan önce birlikte değerlendiriyoruz.

Çekişmeli boşanma ve boşanma sebepleri

Boşanma davalarında kanunda sayılan özel sebeplere dayanılarak dava açılabilir; açılmış davalarda ise davalı ya da davacı taraf için yasal haklar çerçevesinde temsil görevi yerine getirilir. Özel boşanma sebepleri şunlardır:

  • Zina
  • Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış
  • Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme
  • Terk (kanunda öngörülen ihtar sürecinin işletilmesiyle)
  • Akıl hastalığı

Uygulamada en sık başvurulan sebep ise kamuoyunda “şiddetli geçimsizlik” olarak bilinen evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır. Evlilik, iki tarafın hayatı paylaşmasını gerektirir; ancak taraflar arasında yaşanan her olay boşanmak için yeterli görülmez. Burada önem taşıyan bir husus davalının itiraz hakkıdır: Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davacı eşin kusuru daha ağırsa, davalı eş davaya itiraz edebilir. Kanun, itiraz için davalının tamamen kusursuz olmasını aramaz; davacıya oranla daha az kusurlu olması yeterlidir.

Yargıtay kararlarında evlilik birliğini sarsan davranışlara örnekler

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sonucunu doğurabilecek nedenler sınırlı sayıda değildir; bu kapsama nelerin girdiği daha çok Yargıtay kararlarıyla şekillenmiştir. Fikir vermesi açısından bazı örnekler:

  • Eşine iftira etmek
  • Aile sırlarını açıklamak
  • Eşi ailesiyle görüştürmemek
  • Eşin ailesine hakaret etmek
  • Başkasını sevdiğini ya da eşini sevmediğini söylemek
  • Aşırı kıskançlık göstermek
  • Bağımsız konut sağlamamak (kayınvalide ve kayınpederle birlikte oturulacak şekilde konut sağlanması bağımsız konut sayılmaz)
  • Tutumlu olma sınırını aşan cimrilik
  • Üvey çocuklara kötü davranmak
  • Evi sık sık terk etmek
  • Eşin hastalığıyla ilgilenmemek ya da tedavisini yaptırmaktan kaçınmak
  • Cinsel ilişkiden kaçınmak ya da zorla ilişkiye girmek
  • Eşin dövülmesine seyirci kalmak
  • Ev eşyasına zarar vermek, sürekli alkol almak
  • Sürekli kavga etmek
  • Aile büyüklerinin eşe kötü davranmasına engel olmamak
  • Kadının mesleğini icra etmesine engel olmak
  • Aşırı borçlanarak çok sayıda icra takibine sebep olmak
  • Eşi sosyal ortamlardan soyutlamak
  • Kumar gibi alışkanlıklarla ailenin ekonomik durumunu tehlikeye atmak

Bu sebeplerin tek başına boşanmak için yeterli olmadığı; aynı zamanda eş için ortak hayatı sürdürmeyi çekilmez hâle getirmesi gerektiği unutulmamalıdır.

Velayet ve kişisel ilişki

Velayet kararında belirleyici ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Mahkeme; çocuğun yaşı, eğitim durumu, ebeveynlerin bakım imkânları ve çocukla kurdukları bağ gibi unsurları değerlendirir; gerektiğinde pedagog ve sosyal çalışmacı raporu alır. İdrak çağındaki çocuğun görüşü de dinlenir. Velayeti almayan eşle çocuk arasında kişisel ilişki kurulur; koşullar değiştiğinde velayetin değiştirilmesi ya da görüşme düzeninin yeniden belirlenmesi istenebilir.

Nafaka

Aile hukukunda dört tür nafakadan söz edilir: Boşanma davası sürerken hükmedilen tedbir nafakası, çocuğun bakım ve eğitim giderleri için iştirak nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş için yoksulluk nafakası ve yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek akrabalar için yardım nafakası. Tarafların ekonomik durumu değiştiğinde nafakanın artırılması ya da azaltılması dava yoluyla istenebilir. Ödenmeyen nafaka icra yoluyla tahsil edilir; nafaka kararına uymayan borçlu hakkında icra ceza hukukuna özgü yaptırımlar da gündeme gelir.

Mal rejimi ve mal paylaşımı

1 Ocak 2002’den sonra edinilen mallar bakımından kural olarak “edinilmiş mallara katılma” rejimi uygulanır: Evlilik süresince edinilen malların değerinden, kişisel mallar ve borçlar düşüldükten sonra kalan artık değerin yarısı üzerinde diğer eşin hakkı bulunur. Bu tarihten önceki edinimler için mal ayrılığı esas alınır ve katkı payı alacağı gündeme gelir. Evlilik sonrasında edinilen malların paylaşılmasına yönelik katkı payı ve katılma alacağı davaları, ziynet eşyasının iadesi ve aile konutu şerhi gibi konularda da hukuki destek sağlıyoruz.

Diğer aile hukuku işlemleri

Aile hukuku çerçevesinde aşağıdaki dava ve işlemlerde de müvekkillerimizin yanındayız:

  • Evlilik öncesi mal rejimi (mal ayrılığı) sözleşmelerinin hazırlanması
  • Yabancıların Türkiye’de evlilik işlemleri
  • Nişanın bozulmasından kaynaklanan hediyelerin iadesi ile maddi ve manevi tazminat davaları
  • Babalık davası ve soybağının kurulması
  • Soybağının reddi ve nüfus kaydının düzeltilmesi
  • Evlat edinme işlemleri
  • Ailenin korunmasına ilişkin koruyucu ve önleyici tedbirler
  • Ayrılık kararı alınması
  • Evlenmeye izin ve bekleme süresinin kaldırılması davaları
  • Yurt dışında alınan boşanma kararlarının Türkiye’de tanınması ve tenfizi

Kaçırılmaması gereken süreler

1 yıl
Anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bu kadar sürmüş olması gerekir.
6 ay / 5 yıl
Zina ve hayata kast, pek kötü ya da onur kırıcı davranış sebebiyle dava hakkı: öğrenmeden itibaren 6 ay, her hâlde olaydan itibaren 5 yıl.
1 yıl
Nişanın bozulmasından doğan dava hakları, nişanın sona ermesinden itibaren 1 yılda zamanaşımına uğrar.
10 yıl
Mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacaklarda zamanaşımı, uygulamada boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıldır.

Süreler genel bilgi amaçlıdır; somut olayınızdaki başlangıç tarihleri farklılık gösterebilir.

Sık sorulan sorular

Anlaşmalı boşanma için evliliğin ne kadar sürmüş olması gerekir?

Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir. Bu süre dolmadan boşanmak isteyen eşler, ancak çekişmeli boşanma davası açabilir.

Anlaşmalı boşanmada duruşmaya bizzat katılmak gerekir mi?

Evet. Hâkim, eşlerin iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmek için onları bizzat dinler; yalnızca avukatların dinlenmesi yeterli değildir. Duruşma çoğunlukla tek celsede tamamlanır.

Velayet davasında çocuğun görüşü alınır mı?

Evet. Uygulamada idrak çağındaki çocukların (çoğunlukla 8 yaş ve üzeri) görüşü, gerekirse uzman eşliğinde alınır. Ancak çocuğun isteği tek başına belirleyici değildir; mahkeme çocuğun üstün yararını esas alır.

Düğünde takılan altınlar kime aittir?

Yargıtay uygulamasına göre, kime takılırsa takılsın ziynet eşyası kural olarak kadına ait kabul edilir. Bölgesel bir örf ya da taraflar arasında farklı bir anlaşma varsa bunun ispatı gerekir.

Yurt dışında aldığım boşanma kararı Türkiye’de geçerli mi?

Yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de hüküm doğurması için tanıma veya tenfiz davası açılır. Belirli koşulları taşıyan bazı yabancı boşanma kararları ise nüfus müdürlüklerinde idari yolla da kayda geçirilebilir; dosyanıza uygun yolu birlikte belirleriz.

Makalelerimiz

Konuyla ilgili yazılar

Tüm makaleler

Aile Hukuku3 dk

Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Nelere Dikkat Edilmeli?

Anlaşmalı boşanmada protokol, boşanmanın bütün sonuçlarını belirleyen bir sözleşmedir. Velayet, kişisel ilişki, nafaka, mal paylaşımı ve ziynet maddelerinde sık yapılan hataları ve dikkat edilmesi gerekenleri anlattık.

Arabuluculuk4 dk

Dava Açmadan Önce Arabulucuya Gitmek Zorunlu mu?

İş, ticari, tüketici, kira ve ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu. Hangi davalar kapsamda, süreç nasıl işliyor, katılmazsanız ne olur?

Görüşme planlayın

Durumunuzu dinleyelim, yol haritasını birlikte çizelim.

Belgelerinizi inceleyip hangi adımların, hangi sürede atılması gerektiğini açıkça anlatırız. Telefonla, WhatsApp’tan ya da görüntülü görüşebiliriz.