Aile Hukuku
Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Nelere Dikkat Edilmeli?
Anlaşmalı boşanmada protokol, boşanmanın bütün sonuçlarını belirleyen bir sözleşmedir. Velayet, kişisel ilişki, nafaka, mal paylaşımı ve ziynet maddelerinde sık yapılan hataları ve dikkat edilmesi gerekenleri anlattık.
Anlaşmalı boşanma, eşlerin boşanmanın sonuçları üzerinde uzlaştığı, çoğu zaman tek duruşmada tamamlanan hızlı bir yoldur. Ancak hız, özensizliği beraberinde getirmemelidir. Mahkemenin onayladığı protokol; çocukların kiminle yaşayacağını, kimin ne kadar nafaka ödeyeceğini ve evlilik boyunca edinilen malların nasıl paylaşılacağını yıllarca belirleyecektir.
Kısaca
- Anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması ve eşlerin hâkim önünde bizzat dinlenmesi gerekir.
- Protokolde velayet, kişisel ilişki, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı açık ve uygulanabilir şekilde yazılmalıdır.
- “Uygun zamanlarda görüşür” gibi belirsiz ifadeler, boşanmadan sonra yeni uyuşmazlıkların kaynağı olur.
- Hâkim protokolü değiştirebilir; değişiklik iki eşçe kabul edilirse boşanmaya karar verilir.
Anlaşmalı boşanmanın şartları
Medeni Kanun’a göre anlaşmalı boşanma için şu şartların birlikte bulunması gerekir:
- Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalıdır.
- Eşler mahkemeye birlikte başvurmalı ya da bir eşin açtığı davayı diğer eş kabul etmelidir.
- Hâkim, eşleri bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmelidir; yalnızca avukatların dinlenmesi yeterli değildir.
- Hâkim, boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hakkındaki düzenlemeyi uygun bulmalıdır.
Velayet ve kişisel ilişki
Ortak çocukların velayetinin hangi eşe verileceği açıkça yazılmalıdır. Velayeti almayan eşle çocuk arasındaki kişisel ilişki ise somut bir takvime bağlanmalıdır. İyi bir protokolde şu sorulara yanıt bulunur:
- Hangi hafta sonları, saat kaçta alınıp saat kaçta teslim edilecek?
- Dini bayramlar, yılbaşı ve doğum günleri nasıl paylaşılacak?
- Yaz tatilinde kaç hafta birlikte kalınacak?
- Telefon ve görüntülü görüşmeler hangi sıklıkla yapılacak?
“Baba dilediği zaman çocukla görüşebilir” gibi geniş ifadeler, ilk anlaşmazlıkta uygulanamaz hâle gelir ve yeni bir dava açılmasına yol açar. Hâkim, protokoldeki kişisel ilişki düzenini çocuğun yararına uygun bulmazsa değiştirebilir.
Nafaka: miktar, artış ve ödeme günü
Çocuk için ödenecek iştirak nafakası ile ihtiyaç hâlinde eş için ödenecek yoksulluk nafakası ayrı ayrı düzenlenmelidir. Protokolde yalnızca tutarın değil, şu hususların da yazılması önerilir:
- Nafakanın her ay hangi gün ve hangi banka hesabına ödeneceği,
- Her yıl hangi oranda (örneğin bir önceki yılın tüketici fiyat endeksi değişimi oranında) artırılacağı,
- Eğitim, sağlık ve özel giderlerin nasıl paylaşılacağı.
Yoksulluk nafakasından feragat ediliyorsa bu da açıkça yazılmalıdır. Artış maddesi bulunmayan protokoller, birkaç yıl içinde nafakanın değer kaybetmesine ve artırım davalarına neden olur.
Mal paylaşımı ve borçlar
Evlilik birliği içinde edinilen konut, araç, banka hesapları ve diğer malların kime kalacağı; tapu ve araç devirlerinin hangi tarihte, masrafı kim tarafından karşılanarak yapılacağı protokolde yer almalıdır. Konut kredisi gibi ortak borçların kim tarafından ödeneceği de unutulmamalıdır.
Taraflar mal rejiminden doğan karşılıklı taleplerinden vazgeçiyorsa, bu feragatin açık ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde yazılması gerekir. Aksi hâlde boşanmanın ardından katılma alacağı ya da katkı payı davası açılması mümkündür.
Ziynet eşyası ve tazminat
Düğünde takılan altınlar ve diğer ziynet eşyalarının kimde kaldığı ve kime ait olduğu belirtilmelidir. Yargıtay uygulamasına göre ziynet eşyası kural olarak kadına aittir; protokolde bu konuda bir düzenleme yapılmamışsa sonradan ayrı bir dava açılabilir. Taraflar birbirinden maddi ya da manevi tazminat talep etmiyorsa bu da yazılmalıdır.
Sık yapılan hatalar
- Belirsiz görüşme düzeni ve “anlaşarak belirlenecek” gibi sonu açık ifadeler,
- Nafaka için artış maddesinin bulunmaması,
- Tapu devirlerinin tarih ve masraf bakımından düzenlenmemesi,
- Ortak kredi borçlarının unutulması,
- Mal rejimi ve ziynet konusunda karşılıklı feragatin yazılmaması,
- Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti konusunun boş bırakılması.
Duruşma ve kesinleşme
Anlaşmalı boşanma davası çoğunlukla tek duruşmada sonuçlanır. Hâkim eşleri ayrı ayrı dinler, protokolü okur ve gerekirse değişiklik önerir. Taraflar istinaf hakkından feragat ederlerse karar daha kısa sürede kesinleşebilir. Kesinleşmeden önce eşlerden birinin iradesini değiştirmesi mümkündür; kesinleşmeden sonra ise protokolün mali hükümleri bağlayıcıdır. Velayet ve nafaka gibi konular, koşulların esaslı şekilde değişmesi hâlinde ayrı bir dava ile yeniden değerlendirilebilir.
Sık sorulan sorular
Protokolün noterde imzalanması gerekir mi?
Hayır. Protokolün eşlerce imzalanması ve duruşmada hâkim önünde teyit edilmesi yeterlidir. Önemli olan, içeriğinin açık ve uygulanabilir olmasıdır.
Anlaşmalı boşanma ne kadar sürer?
Dava açıldıktan sonra duruşma günü mahkemenin iş yüküne göre belirlenir; dava çoğunlukla tek duruşmada sonuçlanır. Kararın kesinleşmesiyle boşanma nüfusa işlenir.
Çekişmeli olarak açılan dava anlaşmalıya dönüşebilir mi?
Evet. Evlilik en az bir yıl sürmüşse ve eşler dava sırasında boşanmanın sonuçları üzerinde uzlaşırsa, çekişmeli dava anlaşmalı boşanma olarak sonuçlandırılabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır ve yayımlandığı tarihteki mevzuata göre hazırlanmıştır. Her olayın kendine özgü koşulları farklı sonuçlar doğurabileceğinden, somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.


