Arabuluculuk
Dava Açmadan Önce Arabulucuya Gitmek Zorunlu mu?
İş, ticari, tüketici, kira ve ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu. Hangi davalar kapsamda, süreç nasıl işliyor, katılmazsanız ne olur?
Bir alacağınızı tahsil etmek, kiracınızla yaşadığınız sorunu çözmek ya da işten çıkarılmanızın ardından haklarınızı almak istiyorsunuz. Birçok kişinin aklına gelen ilk adım mahkemeye gitmektir; oysa bugün pek çok uyuşmazlıkta dava açmadan önce arabulucuya başvurmak kanuni bir zorunluluktur. Bu adım atlanırsa açılan dava, esasına girilmeden usulden reddedilir.
Kısaca
- İş, ticari, tüketici, kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartıdır.
- Süreç iş, tüketici ve kira uyuşmazlıklarında 3, ticari uyuşmazlıklarda 6 haftadır; zorunlu hâllerde uzatılabilir.
- İlk toplantıya mazeretsiz katılmayan taraf, davayı kazansa bile yargılama giderlerinin tamamını öder.
- Avukatların da imzaladığı anlaşma belgesi mahkeme kararı gibi icra edilebilir.
Dava şartı arabuluculuk ne demek?
Dava şartı arabuluculuk, belirli uyuşmazlıklarda mahkemeye başvurmadan önce tarafların bir arabulucu eşliğinde bir araya gelmesinin zorunlu tutulmasıdır. Zorunlu olan anlaşmak değil, sürece başvurmaktır: Taraflar görüşür, anlaşabilirlerse uyuşmazlık orada biter; anlaşamazlarsa arabulucu bir son tutanak düzenler ve bu tutanakla dava yolu açılır.
Arabulucu hâkim değildir; karar vermez, kimseyi bir çözüme zorlamaz. Taraflardan bağımsız ve tarafsız bir üçüncü kişi olarak iletişimi kolaylaştırır, tarafların gerçek ihtiyaçlarını ve çözüm seçeneklerini görmelerine yardımcı olur.
Hangi uyuşmazlıklarda zorunlu?
Dava şartı arabuluculuk, Türk hukukuna aşama aşama girmiştir. Bugün aşağıdaki uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak gerekir:
- İş uyuşmazlıkları (2018’den beri): Kıdem ve ihbar tazminatı, ücret, fazla çalışma gibi işçi ve işveren alacakları ile işe iade talepleri. İş kazası ve meslek hastalığından doğan tazminat davaları bu kapsamın dışındadır.
- Ticari uyuşmazlıklar (2019’dan beri): Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davaları; 2023’ten itibaren bunlarla bağlantılı itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da kapsama alınmıştır.
- Tüketici uyuşmazlıkları (2020’den beri): Tüketici hakem heyetinin görev alanı dışında kalan, yani parasal sınırı aşan uyuşmazlıklar.
- 1 Eylül 2023’ten itibaren: Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyetinden ve komşu hakkından doğan uyuşmazlıklar.
Kira uyuşmazlıklarında önemli bir istisna vardır: İcra ve İflas Kanunu’na göre ilamsız icra yoluyla tahliye hükümleri saklıdır. Yani yazılı tahliye taahhüdüne ya da kira bedelinin ödenmemesine dayanan icra yoluyla tahliye takipleri için önce arabulucuya gitmek gerekmez.
Nereye ve nasıl başvurulur?
Başvuru, uyuşmazlık için yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki adliyenin arabuluculuk bürosuna yapılır. Büro, arabulucular sicilinden bir arabulucu görevlendirir. Taraflar bir arabulucu üzerinde anlaşırlarsa, doğrudan o arabulucuya da başvurabilirler. Başvuruda karşı tarafın bilinen iletişim bilgileri ve uyuşmazlığın konusu belirtilir.
Görevlendirilen arabulucu, tarafları telefon, e-posta ya da diğer iletişim araçlarıyla ilk toplantıya davet eder. Toplantılar yüz yüze yapılabileceği gibi, arabulucunun uygun gördüğü hâllerde görüntülü iletişim yoluyla da yürütülebilir.
Süreç ne kadar sürer?
Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren belirli bir süre içinde süreci sonuçlandırmak zorundadır:
- İş, tüketici, kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıklarında 3 hafta (zorunlu hâllerde en fazla 1 hafta uzatılabilir),
- Ticari uyuşmazlıklarda 6 hafta (zorunlu hâllerde en fazla 2 hafta uzatılabilir).
Arabulucuya başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez. Ancak işe iade gibi bazı taleplerde başvurunun kendisi de kısa bir süreye bağlıdır: İşe iade için fesih bildiriminden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulmalıdır.
Toplantıya katılmazsam ne olur?
Arabuluculuk sürecinde anlaşmak zorunda değilsiniz; ancak ilk toplantıya katılmamanın ciddi bir sonucu vardır. Geçerli bir mazereti olmadan ilk toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta bu durumun belirtilmesi üzerine, sonradan açılan davada kısmen ya da tamamen haklı çıksa bile yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Bu nedenle davete katılmak, en azından karşı tarafın taleplerini öğrenmek açısından da faydalıdır.
Anlaşma olursa ya da olmazsa
Taraflar anlaşırsa, anlaşmanın içeriği bir anlaşma belgesine yazılır. Anlaşma belgesinde kararlaştırılan konular hakkında daha sonra dava açılamaz. Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, ayrıca bir onaya gerek olmadan ilam niteliğinde belge sayılır; borç ödenmezse doğrudan icraya konulabilir. Avukatsız yapılan anlaşmalarda ise mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alınması gerekir.
Anlaşma sağlanamazsa arabulucu son tutanağı düzenler. Dava açılırken bu tutanağın aslı ya da arabulucu tarafından onaylanmış bir örneği dava dilekçesine eklenir.
Arabuluculuk ücreti kimin?
Dava şartı arabuluculukta taraflar anlaşamazsa, iki saate kadar olan arabuluculuk ücreti devlet tarafından karşılanır. Taraflar anlaşırsa ücret, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit olarak ödenir ve her yıl yayımlanan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenir.
Avukatla katılmak neden önemli?
Arabuluculuk masasında yapılan bir anlaşma, çoğu zaman bir mahkeme kararı kadar bağlayıcıdır ve sonradan geri dönülmesi son derece güçtür. Talebinizin hukuken ne kadar güçlü olduğunu, olası bir davada hangi kalemlerin hangi oranda kabul edilebileceğini, faiz ve masrafları bilmeden yapılan bir anlaşma, hak kaybına yol açabilir. Avukatınız, makul bir uzlaşmanın sınırlarını önceden sizinle birlikte belirler ve anlaşma metninin ödeme takvimi, temerrüt hâli ve feragat edilen haklar bakımından eksiksiz yazılmasını sağlar.
Sık sorulan sorular
İş kazası tazminatı için de arabulucuya gitmek gerekir mi?
Hayır. İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları, iş uyuşmazlıklarındaki dava şartı arabuluculuğun dışındadır.
Arabuluculukta söylediklerim davada aleyhime kullanılabilir mi?
Kural olarak hayır. Arabuluculuk görüşmelerinde ileri sürülen teklifler, beyanlar ve kabuller gizlidir; daha sonra açılan davada delil olarak kullanılamaz. Bu güvence, tarafların açık ve rahat konuşabilmesi için öngörülmüştür.
Arabulucuyu kendimiz seçebilir miyiz?
Evet. Taraflar sicile kayıtlı bir arabulucu üzerinde anlaşırlarsa doğrudan ona başvurabilirler. Anlaşamazlarsa arabulucu, adliyedeki arabuluculuk bürosu tarafından görevlendirilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır ve yayımlandığı tarihteki mevzuata göre hazırlanmıştır. Her olayın kendine özgü koşulları farklı sonuçlar doğurabileceğinden, somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.


